die Kennzahl
Çeviri
anahtar rakam, gösterge, oran, metrik
Örnekler
Der Umsatz ist eine wichtige Kennzahl.
Ciro önemli bir anahtar rakamdır.
Wir müssen die wirtschaftlichen Kennzahlen verbessern.
Ekonomik göstergeleri iyileştirmeliyiz.
Dilbilgisi Kalıpları
((önemli Kennzahlen)) toplamak/analiz etmek önemli anahtar rakamları toplamak/analiz etmek Die Kennzahlen des Unternehmens sind positiv.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Indikator, Index, Messgröße, Ratio
Etimoloji
'kennen' (bilmek, tanımak) + 'Zahl' (sayı, rakam). Bir durum hakkında 'bilgi' veren bir 'sayı', yani bir gösterge.
Hafıza İpuçları
Bunu 'anahtar rakam' olarak düşünün. 'Kenn' 'anahtar' gibi, 'Zahl' ise 'rakam' demektir. Bir performansı ölçen anahtar bir sayıdır.