Nomen

die Krause

fırfır, kırmalı yaka, kıvırcıklık

Der Clown trug eine große Krause.

Palyaço büyük bir fırfır takıyordu.

Sie hat eine natürliche Krause im Haar.

Saçında doğal bir kıvırcıklık var.

die Krause (yalın hal) kırmalı yaka Die Krause war im 16. Jahrhundert modern.

eine Krause ((et4)) takmak kırmalı yaka takmak Der Edelmann trug eine steife Krause.

Eş anlamlılar: Halskrause (kırmalı yaka), Rüsche (fırfır); saç için: Locke (bukle)

'kraus' (kıvırcık, kırışık) sıfatının isimleşmiş halidir.

'kraus' (kıvırcık) sıfatıyla bağdaştırın. Çok kıvırcık, fırfırlı bir yaka ('Krause') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.