Adjektiv

kraus

kıvırcık, dalgalı, kırışık

Sie hat krauses Haar.

Onun kıvırcık saçları var.

Er zog die Stirn kraus.

Alnını kırıştırdı.

Das Papier ist ganz kraus.

Kağıt tamamen buruşmuş.

((bir şey)) kraus olmak bir şey kıvırcık olmak Saçı kraus.

((bir şeyi)) kraus çekmek bir şeyi kırıştırmak Alnını kraus çekti.

Eş anlamlılar: lockig (kıvırcık), gewellt (dalgalı); Zıt anlamlılar: glatt (düz)

Orta Yüksek Almanca'daki 'kıvrımlı' anlamına gelen 'krūs' kelimesinden gelir.

Doğranmış, 'kıvırcık' lahanadan yapılan 'Krautsalat'ı (lahana salatası) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.