Verb

machen

yapmak, etmek, hazırlamak, tutmak (fiyat)

Was machst du heute?

Bugün ne yapıyorsun?

Er macht einen Fehler.

O bir hata yapıyor.

Das macht mich glücklich.

Bu beni mutlu ediyor.

Das macht zusammen 10 Euro.

Bu toplam 10 Euro tutuyor.

((et4)) (bir şeyi) yapmak Was machst du am Wochenende?

((et4)) (bir şeyi) hazırlamak Er macht einen Kuchen.

((j-n/et4)) ((adj)) (birini/bir şeyi ... ) yapmak Das macht mich traurig.

Eş anlamlılar: tun, herstellen

Eski Yüksek Almanca 'mahhōn' kelimesinden gelir, İngilizce 'make' ile kökteştir.

Hem 'yapmak' hem de 'etmek' anlamında kullanılan çok yaygın bir fiil.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.