Verb

stärken

güçlendirmek, kuvvetlendirmek, sağlamlaştırmak

Wir müssen die Wirtschaft stärken.

Ekonomiyi güçlendirmeliyiz.

Ein gutes Frühstück stärkt für den Tag.

İyi bir kahvaltı güne zinde başlatır.

Sie stärkte sein Selbstvertrauen.

Onun özgüvenini güçlendirdi.

((et4/j-n)) bir şeyi/birini güçlendirmek Wir müssen die Wirtschaft stärken.

Eş anlamlılar: kräftigen, festigen; Zıt anlamlılar: schwächen

'stark' (güçlü) sıfatından türetilmiştir. '-en' eki onu fiil yapar.

Bir şeyi 'stark' (güçlü) yapmak olarak düşünün. Vücudu, ekonomiyi veya güveni güçlendirmek için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.