der Höhepunkt
Çeviri
zirve, doruk noktası, en önemli an
Örnekler
Die Party erreichte ihren Höhepunkt um Mitternacht.
Parti gece yarısı doruk noktasına ulaştı.
Das war der Höhepunkt meiner Karriere.
Bu, kariyerimin zirvesiydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin)) doruk noktası der Höhepunkt ((et2)) Gecenin en önemli anı havai fişek gösterisiydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Gipfel (zirve), Kulmination (doruk); Zıt anlamlılar: Tiefpunkt (en düşük nokta)
Etimoloji
'Höhe' (yükseklik) ve 'Punkt' (nokta) kelimelerinden oluşur, kelimenin tam anlamıyla 'yüksek nokta' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir dağın en yüksek noktasını veya bir hikayenin doruk anını hayal edin. İşte bu Höhepunkt'tur.