Adjektiv

halb

yarım

Ich möchte einen halben Apfel.

Yarım elma istiyorum.

Es ist halb drei.

Saat iki buçuk.

Die Flasche ist nur noch halb voll.

Şişe sadece yarısına kadar dolu.

(als Adjektiv) sıfat olarak Yarım ekmek, lütfen. (Ein halbes Brot, bitte.)

(als Adverb) zarf olarak İş yarıda bitti. (Die Arbeit ist halb fertig.)

(bei Uhrzeiten) saatlerle birlikte Saat sekiz buçukta buluşuruz. (Wir treffen uns um halb neun.)

Eş anlamlılar: zur Hälfte; Zıt anlamlılar: ganz, komplett, vollständig

Proto-Cermence *halbaz'dan gelir, İngilizce 'half' kelimesiyle doğrudan ilişkilidir.

İngilizce karşılığı olan 'half' kelimesine çok benzediği için hatırlaması çok kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.