Adjektiv

willig

istekli, razı, gönüllü, uyumlu

Er half willig bei der Arbeit.

İşte isteyerek yardım etti.

Sie ist eine willige Schülerin.

O, istekli bir öğrencidir.

Er stimmte dem Vorschlag willig zu.

Teklifi isteyerek kabul etti.

((bir şey yapmaya)) willig sein (bir şey yapmaya) istekli olmak Er ist willig, uns zu helfen.

((bir şeyi)) willig ((yapmak)) (bir şeyi) isteyerek (yapmak) Er half willig bei der Arbeit.

Eş anlamlılar: bereit (hazır), gern (seve seve); Zıt anlamlılar: unwillig (isteksiz), widerstrebend (gönülsüz)

'İrade, istek' anlamına gelen 'der Wille' kelimesinden türemiştir ve 'istekli olmak' anlamına gelir.

İngilizce 'will' (irade) kelimesiyle bağlantı kurun. Bir şeyi yapmak için 'will' (iradeniz) varsa, 'willig' (istekli) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.