Verb

begründen

gerekçelendirmek, nedenini göstermek, kurmak, tesis etmek

Können Sie Ihre Antwort begründen?

Cevabınızı gerekçelendirebilir misiniz?

Er begründete eine neue Firma.

Yeni bir şirket kurdu.

Ihre Angst ist gut begründet.

Onun korkusu haklı bir gerekçeye dayanıyor.

((bir şeyi)) bir şeyi gerekçelendirmek/kurmak Kararını gerekçelendirmeli.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) bir şeyi bir şeyle gerekçelendirmek Yokluğunu bir hastalıkla gerekçelendiriyor.

Eş anlamlılar: rechtfertigen (gerekçelendirmek), gründen (kurmak)

'be-' öneki ve 'Grund' (sebep, temel, zemin) kelimesinden gelir. 'Bir şey için bir sebep sunmak' veya 'bir şeyin temelini atmak' anlamına gelir.

Bir şeyi 'begründen' (gerekçelendirmek) için onun 'Grund'unu (sebebini) vermeniz gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.