erweitern
Çeviri
genişletmek, büyütmek, yaymak
Örnekler
Wir wollen das Haus erweitern.
Evi genişletmek istiyoruz.
Ich möchte meinen Horizont erweitern.
Ufkumu genişletmek istiyorum.
Die Firma erweitert ihr Angebot.
Şirket ürün yelpazesini genişletiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi genişletmek İşimizi genişletiyoruz.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: ausdehnen, vergrößern; Zıt anlamlılar: verkleinern, einschränken
Etimoloji
'er-' ön eki (bir duruma ulaşmayı belirtir) + 'weit' (geniş) + '-ern' fiil eki. Kelimenin tam anlamıyla 'daha geniş yapmak' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi 'weit' (geniş) hale getirdiğinizi düşünün. 'er-' ön eki genellikle bir durumu oluşturmayı ifade eder. Bu, hem fiziksel hem de mecazi olarak 'genişletmek' anlamına gelir.