Verb

an|brennen

yanmak, dibi tutmak, yakmak

Pass auf, dass die Milch nicht anbrennt.

Sütün dibi tutmasın diye dikkat et.

Er hat das Essen anbrennen lassen.

Yemeğin dibini tutturdu.

Sie brennt ein Feuer an.

O bir ateş yakıyor.

((bir şey)) brennt an bir şeyin dibi tutuyor Sütün dibi tutuyor.

((bir şey)) anbrennen lassen bir şeyi yakmak Keki yaktı.

((et4)) an|brennen bir şeyi yakmak Mumu yakıyor.

Eş anlamlılar: hafifçe yakmak; Zıt anlamlılar: söndürmek (löschen)

'an-' (temas) ön eki + 'brennen' (yanmak). Yemeğin tencereye 'temas ederek yanması' gibi.

'an-' ön eki teması belirtir. Yemeğin tencerenin dibine yapışıp (an) yandığını (brennen) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.