Verb

beherbergen

barındırmak, konaklatmak, içermek

Das Hotel beherbergt viele Gäste.

Otel birçok misafiri barındırıyor.

Das Museum beherbergt eine berühmte Sammlung.

Müze ünlü bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Er beherbergt Zweifel an ihrem Plan.

Onun planıyla ilgili şüpheler barındırıyor.

((birini/bir şeyi barındırmak)) Bu otel yüz misafir barındırabilir.

Eş anlamlılar: unterbringen, aufnehmen

'be-' öneki (geçişli fiil yapan) + 'Herberge' (han, pansiyon). Kelimenin tam anlamıyla 'bir han sağlamak'.

Birine veya bir şeye 'Herberge' (han, konaklama yeri) sağladığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.