Adjektiv

beängstigend

korkutucu, ürkütücü, endişe verici

Die Stille im Haus war beängstigend.

Evdeki sessizlik korkutucuydu.

Er hatte einen beängstigenden Traum.

Korkutucu bir rüya gördü.

Die Zukunft kann manchmal beängstigend wirken.

Gelecek bazen korkutucu görünebilir.

korkutucu olmak Die Situation ist beängstigend.

korkutucu bir + İsim Das war ein beängstigender Film.

furchterregend (dehşet verici), erschreckend (ürkütücü); Zıt anlamlılar: beruhigend (sakinleştirici)

'Angst' (korku, endişe) isminden türemiştir. 'be-' ön eki fiili geçişli yapar ('endişelendirmek'), '-end' eki ise sıfat-fiil/sıfat oluşturur.

Kelimenin ortasındaki 'Angst' (endişe) kelimesine dikkat edin. Size 'Angst' veren bir şey 'beängstigend'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.