Verb

blinken

yanıp sönmek, sinyal vermek, parlamak

Die Sterne blinken am Himmel.

Yıldızlar gökyüzünde parlıyor.

Du musst vor dem Abbiegen blinken.

Dönmeden önce sinyal vermelisin.

Das rote Licht am Gerät blinkt.

Cihazdaki kırmızı ışık yanıp sönüyor.

blinken yanıp sönmek, parlamak Yıldızlar gökyüzünde parlıyor.

blinken sinyal vermek Dönmeden önce sinyal vermelisin.

Eş anlamlılar: parlamak, ışıldamak

'Parlak, beyaz' anlamına gelen 'blank' kelimesiyle ilgilidir ve parlak bir ışık parlamasını akla getirir.

Bir arabanın sinyal lambasını ('der Blinker') düşünün, 'blink-blink' diye yanıp söner.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.