Adjektiv

ekstatisch

coşkun, kendinden geçmiş, vecitli

Die Fans waren in ekstatischer Freude.

Taraftarlar coşkun bir sevinç içindeydi.

Er tanzte in einem ekstatischen Zustand.

Kendinden geçmiş bir halde dans etti.

((sıfat)) + isim coşkun ... O, coşkun bir haldeydi. (Er war in einem ekstatischen Zustand.)

Eşanlamlılar: euphorisch, enthusiastisch; Zıtanlamlılar: apathisch, gleichgültig

Yunanca 'ekstasis' (yerinden çıkma, vecit) kelimesinden gelir, 'ek-' (dışarı) + 'stasis' (durma).

İngilizce'deki 'ecstatic' kelimesiyle aynı kökten gelir ve anlamı da aynıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.