erbost
Çeviri
öfkeli, hiddetli, kızgın
Örnekler
Er war erbost über die Ungerechtigkeit.
Adaletsizlik yüzünden öfkeliydi.
Sie antwortete mit erboster Stimme.
Öfkeli bir sesle cevap verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
erbost olmak ((bir şeye)) bir şeye öfkelenmek Adaletsizlik yüzünden erbost oldu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: wütend, zornig, aufgebracht; Zıt anlamlılar: erfreut, gelassen.
Etimoloji
`böse` (kızgın, kötü) kelimesinden gelen `erbosen` fiilinin geçmiş zaman ortacı. `er-` öneki genellikle bir durum değişikliğini belirtir.
Hafıza İpuçları
`erbost` kelimesinin içindeki `böse` (kızgın) kelimesini fark edin. Bu, kızgın olmanın daha güçlü bir halidir.