erhöht
Çeviri
artmış, yükselmiş, yüksek
Örnekler
Der Blutdruck ist leicht erhöht.
Tansiyonu biraz yüksek.
Das ist ein erhöhtes Sicherheitsrisiko.
Bu, artırılmış bir güvenlik riskidir.
Er saß auf einem erhöhten Stuhl.
Yükseltilmiş bir sandalyede oturuyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((isim)) yüksek (bir şey yüksek) Nabız yüksek.
artmış bir ((isim)) (artmış bir şey) Artmış bir risk var.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: artmış, yükselmiş; Zıt anlamlılar: düşürülmüş, azaltılmış
Etimoloji
'erhöhen' (yükseltmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'er-' (bir duruma ulaşma) + 'hoch' (yüksek) kelimelerinden.
Hafıza İpuçları
İçindeki 'hoch' (yüksek) kelimesine dikkat edin. 'erhöht' olan bir şey 'daha yüksek' yapılmıştır.