Adjektiv

erlebbar

deneyimlenebilir, hissedilebilir, yaşanabilir

Die Geschichte wird im Museum erlebbar gemacht.

Tarih müzede deneyimlenebilir hale getiriliyor.

Die Spannung im Raum war fast erlebbar.

Odadaki gerilim neredeyse hissedilebilirdi.

((bir şey)) deneyimlenebilir Odadaki gerilim neredeyse hissedilebilirdi.

((bir şeyi)) deneyimlenebilir kılmak Tarih müzede deneyimlenebilir hale getiriliyor.

Eş anlamlılar: spürbar, fühlbar, wahrnehmbar; Zıt anlamlılar: unmerklich

'erleben' (deneyimlemek) + '-bar' (-ebilir) eki.

Bir şeyi 'erleben' (deneyimleyebiliyorsanız), o şey 'erlebbar' (deneyimlenebilir) demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.