Adjektiv

exotisch

egzotik

Ich liebe exotische Früchte.

Egzotik meyveleri severim.

Sie trägt ein exotisches Kleid.

Egzotik bir elbise giyiyor.

((Sıfat)) + İsim egzotik ... Das ist eine exotische Pflanze.

Eş anlamlılar: fremd, fremdartig (yabancı, garip); Zıt anlamlılar: einheimisch, heimisch (yerli)

Yunanca 'exōtikós' (yabancı) kelimesinden, o da 'éxō' (dış) kelimesinden gelir. Türkçe'deki 'egzotik' kelimesiyle kökteştir.

'exo-' ön ekini 'exit' (çıkış) gibi düşünün, 'dışarı' anlamına gelir. 'Exotisch' olan bir şey dışarıdan, yabancı bir yerden gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.