Adjektiv

exzessiv

aşırı, ölçüsüz

Exzessiver Alkoholkonsum ist schädlich.

Aşırı alkol tüketimi zararlıdır.

Er treibt exzessiv Sport.

Aşırı derecede spor yapıyor.

((Sıfat)) + ((İsim)) aşırı... Aşırı gürültü komşuları rahatsız eder. Exzessiver Lärm stört die Nachbarn.

((Fiil)) + ((Zarf)) aşırı derecede... Aşırı derecede çalışıyor. Sie arbeitet exzessiv.

Eş anlamlılar: übermäßig (aşırı), übertrieben (abartılı); Zıt anlamlılar: mäßig (ölçülü), angemessen (uygun)

Latince 'excedere' (aşmak, geçmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'excessive' ve 'exceed' kelimeleriyle ilgilidir.

İngilizce 'excess' kelimesiyle bağdaştırın. Normal bir sınırı aşan bir şey anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.