Adjektiv

fehlerhaft

hatalı, kusurlu, bozuk

Das Produkt ist fehlerhaft.

Ürün hatalı.

Seine Argumentation war fehlerhaft.

Onun argümanı kusurluydu.

Eine fehlerhafte Software kann Probleme verursachen.

Hatalı bir yazılım sorunlara neden olabilir.

((sıfat olarak)) hatalı bir şey ein fehlerhaftes Produkt

Eş anlamlılar: mangelhaft, defekt; Zıt anlamlılar: fehlerfrei, perfekt

'Fehler' (hata) + '-haft' (sahip olma niteliği). Kelimenin tam anlamıyla 'hataya sahip'.

Bir şeyin bir 'Fehler' (hata) 'haft' (sahip olduğunu) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.