festigen
Çeviri
güçlendirmek, sağlamlaştırmak, pekiştirmek
Örnekler
Wir müssen unsere Freundschaft festigen.
Dostluğumuzu pekiştirmeliyiz.
Das Training festigt die Muskeln.
Antrenman kasları güçlendirir.
Er will seine Position in der Firma festigen.
Şirketteki konumunu sağlamlaştırmak istiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((festigen)) güçlendirmek, pekiştirmek (bir şeyi) Dostluğumuzu pekiştirmeliyiz.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: stärken, konsolidieren; Zıt anlamlılar: schwächen, lockern
Etimoloji
'fest' (sağlam) kelimesine '-igen' (yapmak) fiil ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Sağlam yapmak' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi 'fest' (sağlam) hale getirdiğinizi düşünün. Çimentonun sertleşmesi gibi, bir ilişkiyi güçlendirmek için 'festigen' yaparsınız.