Adjektiv

flüssig

sıvı, akışkan, akıcı, likit

Wasser ist bei Raumtemperatur flüssig.

Su, oda sıcaklığında sıvıdır.

Er spricht flüssig Deutsch.

Akıcı bir şekilde Almanca konuşuyor.

Das Unternehmen ist wieder flüssig.

Şirket yeniden likit duruma geldi.

((sıfat olarak)) sıvı + isim Bu sıvı bir sabun. Das ist eine flüssige Seife.

Eş anlamlılar: fließend, liquid; Zıt anlamlılar: fest (katı), stockend (kesik kesik)

'Fluss' (nehir) kelimesinden gelir ve 'nehir gibi akan' anlamına gelir.

Bir 'Fluss'tan (nehir) 'fließen' (akan) suyu hayal edin - o 'flüssig'dir (sıvı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.