Adjektiv

fundamental

temel, esaslı, köklü

Er hat einen fundamentalen Fehler gemacht.

Temel bir hata yaptı.

Wir sprechen über die fundamentalen Regeln.

Temel kurallar hakkında konuşuyoruz.

(( )) temel olmak Bu temel bir farktır.

Eş anlamlılar: grundlegend (temel), wesentlich (esas); Zıt anlamlılar: oberflächlich (yüzeysel), nebensächlich (ikincil)

Latince 'temel' anlamına gelen 'fundamentum' kelimesinden gelir. Bir şeyin temelini veya özünü ifade eder.

Türkçedeki 'fundamental' veya 'fondöten' kelimelerini düşünün. Hepsi aynı kökten, 'temel'den gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.