Adjektiv

fähig

yetenekli, muktedir, becerikli

Er ist ein fähiger Arzt.

O yetenekli bir doktor.

Sie ist fähig, das Problem zu lösen.

O, sorunu çözebilir.

Er ist zu allem fähig.

O her şeye muktedirdir.

((zu+3)) bir şeye muktedir olmak O, büyük işler yapmaya muktedirdir. (Er ist zu großen Taten fähig.)

((et4 zu tun)) bir şeyi yapabilmek O, sorunu çözebilir. (Sie ist fähig, das Problem zu lösen.)

kompetent (yetkin), imstande (yapabilen), in der Lage (durumunda); Zıt anlamlılar: unfähig

'fangen' (yakalamak) ile ilgilidir, başlangıçta 'kavrayabilen veya anlayabilen' anlamına geliyordu.

Bir şeyi yapma 'kabiliyetine' veya 'yeteneğine' (Fähigkeit) sahip olmayı düşünün. 'Fähig' yapabilmek demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.