Verb

füttern

beslemek, yemlemek

Ich muss die Katze füttern.

Kediyi beslemem lazım.

Sie füttert das Baby mit einem Löffel.

Bebeği kaşıkla besliyor.

Er füttert den Computer mit Daten.

Bilgisayara veri giriyor.

((j-n/et4)) ((mit et3)) (birini/bir şeyi) (bir şeyle) beslemek Bebeği kaşıkla besliyor.

Eş anlamlılar: ernähren, versorgen

Eski Yüksek Almanca 'fuottaren' kelimesinden gelir ve 'Futter' (yem) ile ilgilidir.

İngilizce 'food' (yiyecek) kelimesini düşünün. 'füttern', 'Futter' (yem) verme eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.