Adjektiv

gefasst

sakin, soğukkanlı, hazırlıklı

Sie blieb trotz der Nachricht gefasst.

Habere rağmen sakinliğini korudu.

Sei auf das Schlimmste gefasst.

En kötüsüne hazırlıklı ol.

((bir şeye)) hazırlıklı olmak auf+4 gefasst sein Her şeye hazırlıklıyız.

sakin kalmak gefasst bleiben Provokasyona rağmen sakin kaldı.

Eşanlamlılar: sakin, soğukkanlı; Zıtanlamlılar: heyecanlı, gergin

'fassen' (tutmak, kavramak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Kişinin duygularını 'tuttuğu' veya kontrol altında 'kavradığı' anlamına gelir.

Duygularını sıkıca 'tutan', bu yüzden 'gefasst' (sakin) olan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.