Verb

genügen

yetmek, yeterli olmak, tatmin etmek

Das Geld genügt nicht.

Para yetmiyor.

Deine Antwort genügt mir.

Cevabın bana yetiyor.

(( )) yetmek. Das Essen wird genügen.

((j-m)) birine yetmek. Deine Hilfe genügt mir.

((für+4)) bir şey için yetmek. Das Geld genügt für die Reise.

Eş anlamlılar: ausreichen, reichen; Zıt anlamlılar: fehlen (eksik olmak)

'genug' (yeterli) kelimesinden türemiştir. Fiil hali, yeterli olma durumunu ifade eder.

İngilizce 'enough' kelimesini düşünün. Almancası 'genug'dur. 'genügen' ise bunun fiil halidir: 'genug' olmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.