Adjektiv

grausam

zalim, gaddar, acımasız

Das war eine grausame Tat.

Bu zalimce bir davranıştı.

Er ist ein grausamer Herrscher.

O zalim bir hükümdar.

Der Film zeigte grausame Szenen.

Filmde korkunç sahneler gösterildi.

((biri/bir şey)) zalimdir ((biri/bir şey)) zalimdir Kader zalimdi.

zalim bir ((isim)) zalim bir ((isim)) O zalim bir insan.

Eş anlamlılar: brutal, acımasız; Zıt anlamlılar: nazik, merhametli

Dehşete düşmek anlamına gelen 'grauen' ile ilgilidir, yani dehşet uyandıran bir şey demektir.

İngilizce'deki 'gruesome' (korkunç) kelimesine benzer ses çıkarır ve anlamı da yakındır. 'Grauen' (dehşet) hissiyle bağdaştırın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.