Adjektiv

heranwachsend

genç, ergen, büyüyen

Ein heranwachsender Jugendlicher hat viele Fragen.

Büyüyen bir gencin birçok sorusu vardır.

Die heranwachsende Generation ist sehr technikaffin.

Büyüyen nesil teknolojiye çok yatkın.

((heranwachsend)) + İsim büyüyen ~ Ein heranwachsender Baum braucht viel Wasser.

Synonyms: jugendlich, pubertierend; Antonyms: erwachsen, ausgewachsen

'heran-' (doğru, -e kadar) öneki ve 'wachsend' (büyüyen) kelimesinden oluşur. Kelimenin tam anlamı yetişkinliğe 'doğru büyüyen'dir.

Güneşe 'doğru büyüyen' (heranwachsen) bir bitki hayal edin. Tamamen büyüme sürecindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.