Verb

involvieren

karıştırmak, dahil etmek, bulaştırmak

Ich möchte dich nicht involvieren.

Seni bulaştırmak istemiyorum.

Er war in den Skandal involviert.

Skandala karışmıştı.

((j-n)) ((in et4)) ((birini)) ((bir şeye)) karıştırmak Onu bu meseleye karıştırdılar.

edilgen: ((in et4)) involviert sein ((bir şeye)) karışmış olmak O, davaya karışmış durumda.

Eş anlamlılar: einbeziehen, beteiligen, verwickeln; Zıt anlamlılar: ausschließen

Latince 'involvere' (içine sarmak, dolamak) kelimesinden gelir, 'in-' (içine) + 'volvere' (döndürmek).

İngilizce 'involve' kelimesine çok benzer. Bir olayın 'içine çekilmek' veya 'karışmak' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.