lockend
Çeviri
cezbedici, çekici, ayartıcı
Örnekler
Das Angebot war sehr lockend.
Teklif çok cazipti.
Sie hatte ein lockendes Lächeln.
Cezbedici bir gülümsemesi vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat)) + ((isim)) cezbedici bir ~ Ein lockendes Angebot.
((bir şey)) cezbedicidir ~ cezbedicidir Gülümseme cezbediciydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verlockend, verführerisch; Zıt anlamlılar: abstoßend, abschreckend
Etimoloji
'locken' (cezbetmek, ayartmak) fiilinin sıfat-fiil hali. '-end' eki sıfat işlevi görür.
Hafıza İpuçları
Dikkatinizi 'kilitleyen' (lock) ve sizi kendine çeken bir şeyi düşünün. Veya çekici bukleli (Locke) saçları hayal edin.