Adjektiv

plausibel

akla yatkın, makul, inandırıcı

Deine Erklärung klingt sehr plausibel.

Açıklaman kulağa çok mantıklı geliyor.

Das ist ein plausibler Grund für seine Abwesenheit.

Bu, onun yokluğu için makul bir sebep.

((bir şey)) makul olmak Onun hikayesi pek makul değil.

makul bir ((isim)) Bu, makul bir sebep.

Eş anlamlılar: glaubwürdig, einleuchtend; Zıt anlamlılar: unplausibel, unglaubwürdig

Latince 'plausibilis' (alkışa değer) kelimesinden, o da 'plaudere' (alkışlamak) fiilinden gelir. Mantıklı bir argüman 'alkışlanabilir'.

Türkçedeki 'plasebo' kelimesini düşünün; inandırıcı olduğu için işe yarar. 'Plausibel' de inandırıcı demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.