Adjektiv

Restriktiver

daha kısıtlayıcı, daha sınırlayıcı

Die Regierung verfolgt einen restriktiveren Kurs.

Hükümet daha kısıtlayıcı bir yol izliyor.

Restriktiver Umgang mit Daten ist notwendig.

Verilerin daha kısıtlayıcı bir şekilde ele alınması gereklidir.

((Sıfat)) + ((İsim)) daha kısıtlayıcı (isim) Die Regierung verfolgt einen restriktiveren Kurs.

Eş anlamlılar: einschränkend (sınırlayıcı), begrenzend (kısıtlayıcı); Zıt anlamlılar: liberal (liberal), freizügig (serbest)

Latince 'restrictus' (bağlı) kelimesinden gelir. 're-' (geri) + 'stringere' (sıkıca çekmek).

İngilizce 'restrict' kelimesiyle doğrudan ilişkilidir. Her ikisi de bir şeyi sınırlamak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.