Adjektiv

satt

tok, doymuş, bıkkın, koyu (renk)

Nach dem Essen bin ich satt.

Yemekten sonra tokum.

Ich habe diese Ausreden satt.

Bu bahanelerden bıktım.

Die Wand hat eine satte grüne Farbe.

Duvarın koyu yeşil bir rengi var.

satt sein tok olmak Ich bin satt.

((bir şeyden)) satt haben bir şeyden bıkmak Ich habe deine Lügen satt.

eine satte Farbe koyu bir renk Das ist ein sattes Rot.

Eş anlamlılar: voll; Zıt anlamlılar: hungrig

Eski Yüksek Almanca 'sat' kelimesinden gelir, Latince 'satis' (yeterli) ile ilişkilidir.

İngilizce 'sat' (oturdu) gibi ses çıkarır. Oturup büyük bir yemek yedikten sonra 'satt' (tok) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.