Adjektiv

speckgefüllt

pastırma dolgulu, jambonlu

Ich esse einen speckgefüllten Braten.

Pastırma dolgulu bir rosto yiyorum.

Die speckgefüllten Klöße sind sehr lecker.

Pastırma dolgulu köfteler çok lezzetli.

((sıfat)) + ((isim)) bir ismi niteleyen sıfat olarak kullanılır Speckgefüllten köfteler lezzetlidir.

Eş anlamlılar: pastırma dolgulu; Zıt anlamlılar: pastırmasız

'Speck' (pastırma, domuz yağı) ve 'füllen' (doldurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gefüllt' (doldurulmuş) kelimelerinden oluşur.

Lezzetli pastırma (Speck) ile 'doldurulmuş' (gefüllt) bir rosto hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.