Verb

staunen

şaşırmak, hayret etmek, hayran kalmak

Er staunt über deine Fortschritte.

İlerlemen karşısında şaşkın.

Man muss staunen, wie schnell die Zeit vergeht.

Zamanın ne kadar çabuk geçtiğine şaşırmamak elde değil.

Ihr staunt über die Schönheit der Natur.

Doğanın güzelliğine hayran kalıyorsunuz.

((über+4)) bir şeye şaşırmak Senin hızlı kavrayışına şaşırıyor.

((Satz)) ... olmasına şaşırmak Bunu zaten bilmene şaşırıyor.

Eş anlamlılar: sich wundern (merak etmek), erstaunt sein (şaşırmış olmak)

Eski Yüksek Almanca `stunen` (katı, sersemlemiş olmak) kelimesinden gelir. İngilizce "stun" (sersemletmek) ile ilişkilidir.

Şaşkınlıktan ağzınızın açık kaldığını ve sadece "Şşş..." gibi bir ses çıkarabildiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.