Verb

tiefenentspannen

derinlemesine rahatlamak

Nach dem Yoga kann ich tiefenentspannen.

Yogadan sonra derinlemesine rahatlayabiliyorum.

Er hat am Wochenende richtig tiefenentspannt.

Hafta sonu gerçekten derinlemesine rahatladı.

Man sollte sich öfter tiefenentspannen.

İnsan daha sık derinlemesine rahatlamalı.

((sich)) tiefenentspannen derinlemesine rahatlamak Derinlemesine rahatlıyorum.

Eş anlamlılar: sich erholen (dinlenmek), ausruhen (dinlenmek)

'tiefen' (derinlemesine) ve 'entspannen' (rahatlamak) kelimelerinin birleşimidir.

Gerginliği (spannen) bırakıp (ent-) derin (tief) bir rahatlama durumuna geçtiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.