Adjektiv

ungenau

hatalı, kesin olmayan, belirsiz

Die Angaben waren sehr ungenau.

Bilgiler çok hatalıydı.

Er hat eine ungenaue Vorstellung davon.

Onun bu konuda belirsiz bir fikri var.

Die Uhr geht ungenau.

Saat yanlış gidiyor.

(sıfat olarak) hatalı Bu, hatalı bir tanımdır.

(zarf olarak) hatalı olarak Çok hatalı çalışıyor.

Eş anlamlılar: belirsiz, muğlak; Zıt anlamlılar: genau (kesin), präzise (tam)

un- (olumsuzluk) ön eki + genau (tam, kesin).

Basitçe 'genau' (kesin) kelimesinin zıttı olarak hatırlayın. 'un-' ön eki İngilizcedeki gibi olumsuzluk anlamı katar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.