Adjektiv

unzureichend

yetersiz, kifayetsiz, eksik

Die Beweise waren unzureichend.

Kanıtlar yetersizdi.

Seine Deutschkenntnisse sind unzureichend.

Almanca bilgisi yetersiz.

bir şey yetersizdir Kanıtlar yetersizdi.

Eş anlamlılar: ungenügend, mangelhaft; Zıt anlamlılar: ausreichend, genügend

un- (olumsuzluk) öneki + zureichend (yeterli) kelimesinden gelir. 'zureichen' (yetmek) fiilinden türemiştir.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'un-' (olumsuzluk) + 'zureichend' (yeterli). 'reichen' fiili 'ulaşmak, yetmek' anlamına gelir, dolayısıyla 'gerekli seviyeye ulaşamayan' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.