Adjektiv

drastisch

sert, köklü, şiddetli, etkili

Die Regierung ergriff drastische Maßnahmen.

Hükümet sert önlemler aldı.

Die Preise sind drastisch gestiegen.

Fiyatlar şiddetli bir şekilde arttı.

drastisch + isim (niteleme) 'sert ~' Die Regierung ergriff drastische Maßnahmen.

zarf olarak 'şiddetle' Die Preise sind drastisch gestiegen.

Eş anlamlılar: radikal, köklü, şiddetli; Zıt anlamlılar: ılımlı, yumuşak

Yunanca 'drastikós' (etkili, aktif) kelimesinden gelir, 'drama' ile ilgilidir.

İngilizce'deki 'drastic' kelimesini düşünün, aynı anlama gelen kökteş kelimelerdir. Drastik olayların olduğu bir drama hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.