wachsender
Çeviri
büyüyen, artan, gelişen
Örnekler
Ein wachsender Baum braucht viel Wasser.
Büyüyen bir ağacın çok suya ihtiyacı vardır.
Wir sehen eine wachsende Nachfrage nach diesem Produkt.
Bu ürüne yönelik artan bir talep görüyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((wachsender)) + İsim Bir ismi niteleyen bir sıfat olarak işlev görür. Büyüyen bir pazar yeni fırsatlar sunar.
Benzer Kelimeler
zunehmend (artan), steigend (yükselen); Zıt anlamlılar: schrumpfend (küçülen), abnehmend (azalan)
Etimoloji
'wachsen' (büyümek) fiilinin sıfat-fiil halidir. İngilizce 'wax' (büyümek, artmak) kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
Güneşe doğru 'wachsen' (büyüyen) bir bitki düşünün. 'Wachsender' bu süreci tanımlar.