Adjektiv

wartenden

bekleyen

Die wartenden Leute wurden ungeduldig.

Bekleyen insanlar sabırsızlandı.

Er sprach mit dem wartenden Gast.

Bekleyen misafirle konuştu.

((j-n/et4)) birini/bir şeyi beklemek Ich warte auf den Bus.

Eşanlamlı: ausharren (sebat etmek); Zıt anlamlı: gehen (gitmek).

'warten' (beklemek) fiilinin sıfat-fiil hali. İngilizce 'ward' (muhafız) kelimesiyle ilişkilidir.

Susadığınızda 'Wasser' (su) için 'warten' (beklediğinizi) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.