Adjektiv

wohltätig

hayırsever, yardımsever, faydalı

Sie arbeitet für eine wohltätige Organisation.

Hayırsever bir kuruluş için çalışıyor.

Die frische Luft ist wohltätig für die Gesundheit.

Temiz hava sağlık için faydalıdır.

hayır amaçlı hayır amaçlı. Hayır amaçlı bağışta bulunur. Sie spendet für wohltätige Zwecke.

için faydalı olmak ((et4)) için faydalı olmak. Egzersiz vücut için faydalıdır. Bewegung ist wohltätig für den Körper.

Eş anlamlılar: karitativ, gemeinnützig; Zıt anlamlılar: eigennützig, schädlich.

`wohl` (iyi) ve `tätig` (faal, aktif) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı "iyilik için faal olan"dır.

Başkalarına "iyilik (wohl)" yapmak için "faal (tätig)" olan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.