überprüfen
Çeviri
kontrol etmek, denetlemek, gözden geçirmek
Örnekler
Wir müssen die Fakten überprüfen.
Gerçekleri kontrol etmeliyiz.
Der Lehrer überprüft die Hausaufgaben.
Öğretmen ev ödevlerini kontrol ediyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) kontrol etmek/gözden geçirmek Gerçekleri kontrol etmeliyiz.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: kontrollieren, nachsehen, untersuchen
Etimoloji
'über-' (üzerinden, baştan sona) öneki ve 'prüfen' (test etmek, denetlemek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'üzerinden denetlemek'.
Hafıza İpuçları
Her şeyin doğru olduğunu kanıtlamak (prüfen) için bir listenin 'üzerinden' (über) geçtiğinizi hayal edin.