Verb

speichern

kaydetmek, depolamak, biriktirmek

Ich muss die Datei speichern.

Dosyayı kaydetmem gerekiyor.

Wir speichern Wasser für den Notfall.

Acil durum için su depoluyoruz.

Das Gehirn speichert Informationen.

Beyin bilgiyi depolar.

((et4)) (bir şeyi) kaydetmek, depolamak Dosyayı kaydetmem gerekiyor.

Eş anlamlılar: aufbewahren (saklamak), sichern (güvenceye almak); Zıt anlamlılar: löschen (silmek)

'der Speicher' (depo, bellek) isminden türemiştir. Kökeni Latince 'spicarium' (tahıl ambarı) kelimesine dayanır.

Bilgisayarınızdaki 'kaydet' simgesini düşünün. Verileri 'Speicher'a (belleğe) koyma eylemi 'speichern'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.