Adjektiv

unglaublich

inanılmaz, akıl almaz

Das ist eine unglaubliche Geschichte.

Bu inanılmaz bir hikaye.

Das Essen war unglaublich gut.

Yemek inanılmaz derecede güzeldi.

unglaublich + ((İsim)) inanılmaz ... Das ist eine unglaubliche Geschichte.

unglaublich + ((Sıfat/Zarf)) inanılmaz derecede ... Das Essen war unglaublich gut.

Eş anlamlılar: unfassbar, erstaunlich; Zıt anlamlılar: glaubhaft, glaubwürdig

un- (olumsuzluk) ön eki + glauben (inanmak) + -lich son eki. Kelimenin tam anlamıyla 'inanılmaz'.

Türkçedeki 'inanılmaz' kelimesi gibi, bir şeyin inanmanın zor olduğunu ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.