Verb

anreichern

zenginleştirmek, takviye etmek

Man reichert Lebensmittel mit Vitaminen an.

Gıdalar vitaminlerle zenginleştirilir.

Er reichert seine Rede mit Anekdoten an.

Konuşmasını fıkralarla zenginleştiriyor.

Uran wird für Kernkraftwerke angereichert.

Uranyum, nükleer santraller için zenginleştirilir.

((et4)) ((mit+3)) bir şeyi bir şeyle zenginleştirmek Hamur fındıkla zenginleştirilir.

Eş anlamlılar: bereichern, verbessern, verfeinern; Zıt anlamlılar: verarmen, reduzieren

'an-' (ekleme öneki) + 'reich' (zengin) + '-ern' (fiil yapım eki) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'daha zengin yapmak' demektir.

Bir şeye 'an'iden 'reich' (zenginlik) eklediğinizi düşünün. Onu zenginleştiriyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.