Adjektiv

anstehende

yaklaşan, bekleyen, önümüzdeki

Wir besprechen die anstehende Reise.

Yaklaşan geziyi görüşüyoruz.

Die anstehende Prüfung macht mich nervös.

Yaklaşan sınav beni gergin yapıyor.

anstehende + İsim yaklaşan ~ Yaklaşan görev zor. Die anstehende Aufgabe ist schwierig.

yaklaşan, önümüzdeki

'anstehen' (sırada beklemek, yapılacak olmak) fiilinin sıfat-fiil hali. 'an' (yanında) + 'stehen' (durmak).

Yapılacak bir işin hemen önünüzde 'durduğunu' (stehen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.