ausgeprägte
Çeviri
belirgin, bariz, göze çarpan
Örnekler
Sie hat eine ausgeprägte Persönlichkeit.
Onun belirgin bir kişiliği var.
Das ist eine sehr ausgeprägte Eigenschaft.
Bu çok belirgin bir özelliktir.
Dilbilgisi Kalıpları
ausgeprägt + İsim belirgin bir ... Onun ausgeprägte bir kişiliği var.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: deutlich, stark, markant; Zıt anlamlılar: schwach, undeutlich
Etimoloji
'ausprägen' (şekil vermek, basmak) fiilinden gelir. 'aus-' (dışarı) + 'prägen' (damgalamak). 'Dışarıya doğru basılmış' bir şey net ve belirgindir.
Hafıza İpuçları
Üzerindeki desenin net bir şekilde 'basıldığı' (ausgeprägt) bir madeni para düşünün. Desen çok 'belirgindir'.